SAMSUN HABER - Merkezi Samsun'da bulunan Karadeniz İşçi Derneği Sözcüsü Yüksel Arslan, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeklerden uzak olduğunu belirterek, "Asgari ücret ve en düşük emekli maaşı 42 bin 77 lira olmalıdır" dedi. TÜİK'in duyurduğu Haziran ayı enflasyon oranı sonrasında altı aylık enflasyon farkının yüzde 17.76 olarak açıklanmasına bir tepki de Karadeniz İşçi Derneği'nden geldi. Dernek Sözcüsü Yüksel Arslan, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının gerçekçi olmadığını belirtti. Arslan, en düşük emekli aylığı ve asgari ücretin 42 bin 77 TL'ye çıkarılması gerektiğini söyledi.GERÇEK OLAN AÇLIK SINIRI
Karadeniz İşçi Derneği üyelerinin de katıldığı basın açıklamasında konuşan Dernek Sözcüsü Yüksel Arslan, TÜİK'in altı aylık enflasyonu yüzde 17.76 olarak açıkladığını anımsatarak, "Bu rakam gerçek bir rakam değildir. Buna rağmen gerçek olan, açlık sınırının 35 bin 750 lira olmasıdır. AKP hükümetinin kemer sıkma politikası milyonlarca işçi, emekli ve sosyal yardımlarla yaşamlarını sürdüren insanlara, yoksulluğun ötesinde açlık getirmektedir" dedi.BU SİSTEM KABUL EDİLEMEZ
Günümüzde açlık sınırı 35 bin 750 lira olmasına rağmen, asgari ücretin 28 bin TL, en düşük emekli maaşının da 20 bin lira olduğunu vurgulayan Yüksel Arslan, "Yani, asgari ücretle çalışan işçi, açlık sınırının 7 bin 750 lira, emekli ise 15 bin 750 lira altında bir ücretle yaşama tutunuyor. Zenginin daha zengin, ücretlilerin de her geçen gün yoksulluğun ötesinde açlığa sürüklendiği bu sistem kabul edilemez" diye konuştu.
ALTI AYDA BİR GÜNCELLENMELİ
Emekli maaşlarının her altı ayda düzenlenmesine paralel olarak, asgari ücretin de her altı ayda birgüncellenmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel Arslan şunları söyledi:
"Altı ay önceki talebimizi tekrarlıyorum. Hesap çok basit ve yalındır. Her altı ayda Asgari ücret için, açlık sınırı taban alınmalıdır (düşük gösterildiği bilinmesine rağmen). Resmi enflasyon oranında bir artışla ücret belirlenmeli, en düşük emekli maaşı da bu seviyeye getirilmelidir. En düşük emekli maaşından daha fazla alan emeklilerin maaş artış oranı da buna uyarlanmalıdır. Bugün için somut öneri ve talebimiz, açlık Sınırı 35 bin 750 lira, ARTI enflasyon oranı yüzde 17.76 (6.327 lira fark) ile asgari ücret ve en düşük emekli maaşı 42.077 lira olmalıdır."İŞÇİLERİN KURTULUŞU BİRLEŞMEK
Devletin ve yasaların dayatmaları karşısında, ücretle çalışmaktan başka geçim aracı olmayan "tüm" işçilerin birleşmesi ve birlikte mücadele etmeleri gerektiğini de ifade eden Yüksel Arslan, "Karadeniz İşçi Derneği olarak; hakları için mücadele eden tüm işçilerin yanındayız. Haksızlığa uğrayan tüm işçilerin örgütlenmesi ve örgütlü mücadele vermeleri için teşhir faaliyetleri sürdürüyoruz. Savaş örgütü NATO'ya karşıyız. Ama kapitalist emperyalist sistem ortadan kaldırılmadan, bu gibi savaş örgütlerinin kapatılmayacagını biliyoruz" dedi.SENDİKALARI İŞÇİLER YÖNETMELİ
Hakların elde edilebilmesi için sendikalarda birleşilmesinin şart olduğunu da vurgulayan Arslan, "Ama sendikaların da bizzat işçiler tarafından yönetilmesi, yönetimlerin denetlenmesi kaçınılmazdır. İşçilerin, asgari ücretlilerin içinde bulundukları olumsuzlukların bir nedeninin de, konfederasyonlar ve sendikaların bürokratik anlayışları olduğunu vurgulayan Yüksel Arslan, "Birbirinden ayrı ve rekabetçi anlayışları, sendikaların iç işleyişinde demokrasinin yaşanır kılınmasına bağlı. İşçilerin birleşme ve dayanışmaktan başka çaresi yoktur. İnsanca bir yaşam için birleşmek ve birlikte mücadele etmek kazandıracaktır" diye konuştu.
Karadeniz İşçi Derneği üyelerinin de katıldığı basın açıklamasında konuşan Dernek Sözcüsü Yüksel Arslan, TÜİK'in altı aylık enflasyonu yüzde 17.76 olarak açıkladığını anımsatarak, "Bu rakam gerçek bir rakam değildir. Buna rağmen gerçek olan, açlık sınırının 35 bin 750 lira olmasıdır. AKP hükümetinin kemer sıkma politikası milyonlarca işçi, emekli ve sosyal yardımlarla yaşamlarını sürdüren insanlara, yoksulluğun ötesinde açlık getirmektedir" dedi.BU SİSTEM KABUL EDİLEMEZ
Günümüzde açlık sınırı 35 bin 750 lira olmasına rağmen, asgari ücretin 28 bin TL, en düşük emekli maaşının da 20 bin lira olduğunu vurgulayan Yüksel Arslan, "Yani, asgari ücretle çalışan işçi, açlık sınırının 7 bin 750 lira, emekli ise 15 bin 750 lira altında bir ücretle yaşama tutunuyor. Zenginin daha zengin, ücretlilerin de her geçen gün yoksulluğun ötesinde açlığa sürüklendiği bu sistem kabul edilemez" diye konuştu.
ALTI AYDA BİR GÜNCELLENMELİEmekli maaşlarının her altı ayda düzenlenmesine paralel olarak, asgari ücretin de her altı ayda birgüncellenmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel Arslan şunları söyledi:
"Altı ay önceki talebimizi tekrarlıyorum. Hesap çok basit ve yalındır. Her altı ayda Asgari ücret için, açlık sınırı taban alınmalıdır (düşük gösterildiği bilinmesine rağmen). Resmi enflasyon oranında bir artışla ücret belirlenmeli, en düşük emekli maaşı da bu seviyeye getirilmelidir. En düşük emekli maaşından daha fazla alan emeklilerin maaş artış oranı da buna uyarlanmalıdır. Bugün için somut öneri ve talebimiz, açlık Sınırı 35 bin 750 lira, ARTI enflasyon oranı yüzde 17.76 (6.327 lira fark) ile asgari ücret ve en düşük emekli maaşı 42.077 lira olmalıdır."İŞÇİLERİN KURTULUŞU BİRLEŞMEK
Devletin ve yasaların dayatmaları karşısında, ücretle çalışmaktan başka geçim aracı olmayan "tüm" işçilerin birleşmesi ve birlikte mücadele etmeleri gerektiğini de ifade eden Yüksel Arslan, "Karadeniz İşçi Derneği olarak; hakları için mücadele eden tüm işçilerin yanındayız. Haksızlığa uğrayan tüm işçilerin örgütlenmesi ve örgütlü mücadele vermeleri için teşhir faaliyetleri sürdürüyoruz. Savaş örgütü NATO'ya karşıyız. Ama kapitalist emperyalist sistem ortadan kaldırılmadan, bu gibi savaş örgütlerinin kapatılmayacagını biliyoruz" dedi.SENDİKALARI İŞÇİLER YÖNETMELİ
Hakların elde edilebilmesi için sendikalarda birleşilmesinin şart olduğunu da vurgulayan Arslan, "Ama sendikaların da bizzat işçiler tarafından yönetilmesi, yönetimlerin denetlenmesi kaçınılmazdır. İşçilerin, asgari ücretlilerin içinde bulundukları olumsuzlukların bir nedeninin de, konfederasyonlar ve sendikaların bürokratik anlayışları olduğunu vurgulayan Yüksel Arslan, "Birbirinden ayrı ve rekabetçi anlayışları, sendikaların iç işleyişinde demokrasinin yaşanır kılınmasına bağlı. İşçilerin birleşme ve dayanışmaktan başka çaresi yoktur. İnsanca bir yaşam için birleşmek ve birlikte mücadele etmek kazandıracaktır" diye konuştu.














