SAMSUN HABER - Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, "Karadeniz’in bereketi, Türkiye’nin dünya pazarındaki en büyük gücü olan fındık, bugün üreticisi için kazanç değil belirsizlik kaynağı hâline gelmiştir" dedi.Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, Fındık üreticilerinin ve sektörün sorunlarının tespiti ile milli bir fındık politikasının oluşturulması amacıyla verilen meclis araştırması önergesi üzerine Saadet Partisi grubu adına söz aldı.
Konuşmasında fındık üreticisinin yaşadığı yapısal krizlere dikkat çeken Karaman, fındık sektöründe yaşanan sorunların yalnızca bir fiyat meselesi olmadığını, üretim planlamasından ihracata kadar çok boyutlu bir yapısal krizle karşı karşıya kalındığını ifade etti."Milyarlarca Dolar Kazanılırken Üretici Emeğinin Karşılığını Alamıyor"
Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini, ihracatının ise yüzde 70'ini tek başına sırtladığını hatırlatan Karaman, küresel pazardaki bu gücün üreticiye yansımadığını belirtti. Karaman, konuya ilişkin şu verileri paylaştı:
"2025 yılında Türkiye, yaklaşık 240 bin ton fındık ihracatından 2 milyar 256 milyon dolar döviz geliri elde etti. Dünya lideri olduğumuz bu üründen milyarlarca dolar kazanılırken, üreticimiz hâlâ emeğinin karşılığını alamıyor. Böylesine stratejik bir üründe dünya lideri olan ülkemizde üreticinin geçim sıkıntısı yaşaması kabul edilemez."
"Üretici Yüksek Maliyet ve İklim Kıskacında"
Üreticilerin ekonomik yükler altında ezildiğini ve bahçe bakımını yapamaz hale geldiğini aktaran Samsun Milletvekili Karaman, yüksek girdi maliyetlerinin yanı sıra tarımsal zararlılar ve iklim krizinin de üretimi baltaladığını dile getirdi.
Karaman, "Bugün üretici; gübre, mazot, zirai ilaç ve işçilik maliyetlerindeki yüksek artış nedeniyle bahçesine yeterli bakım yapamaz hâle gelmiştir. Buna bir de zirai don, kahverengi kokarca istilası ve iklim değişikliğinin yol açtığı verim kayıpları eklenmiştir. Son aylarda yaşanan don olaylarının ardından bazı bölgelerde rekolte kaybının yüzde 30 ila 50 seviyelerine ulaşabileceği ifade edilmektedir. Böyle bir tabloda üreticiyi yalnız bırakmak, sadece çiftçiyi değil Türkiye’nin ihracat gücünü de zayıflatmaktır" diye konuştu.
"Fiyatlar Rekolte Oyunlarıyla Baskılanıyor"
Piyasadaki fiyat belirsizliklerine ve rekolte tespit süreçlerine de değinen Karaman, şeffaf bir sistemin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Açıklanan tahmini rekoltelerle hasat sonu ortaya çıkan rakamlar arasındaki uçurumun manidar olduğunu söyleyen Karaman, "Açıklanan tahmini rekolte ile hasatta ortaya çıkan gerçek üretim arasındaki büyük farklar, piyasada fiyatların baskılanmasına neden olmakta; üreticinin alın teri daha ürün dalındayken değersizleştirilmektedir. Şeffaf, bilimsel ve güvenilir bir rekolte tespit sistemi artık zorunluluktur" dedi."TMO Sadece Alıcı Değil, Güçlü Bir Düzenleyici Olmalı"
Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) mevcut alım politikalarının üretici lehine revize edilmesi gerektiğini savunan Saadet Partili Karaman, devletin piyasadaki rolünün güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Karaman, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Devlet yalnızca alıcı değil, piyasada istikrarı sağlayan güçlü bir düzenleyici olmalıdır. Katma değeri yabancı alıcılara bırakan değil, işleyen, markalaştıran ve üreticisini güçlendiren milli bir fındık politikası hayata geçirilmelidir. Bu araştırma önergesi, fındık sektörünün kronikleşen sorunlarının bütün yönleriyle ortaya konulması ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesine vesile olmalıdır. Üretenin kazandığı, emeğin karşılığını bulduğu ve Türkiye’nin üretim liderliğini üreticisinin refahıyla taçlandırdığı bir fındık sektörü için önergeye destek veriyoruz."
Konuşmasında fındık üreticisinin yaşadığı yapısal krizlere dikkat çeken Karaman, fındık sektöründe yaşanan sorunların yalnızca bir fiyat meselesi olmadığını, üretim planlamasından ihracata kadar çok boyutlu bir yapısal krizle karşı karşıya kalındığını ifade etti."Milyarlarca Dolar Kazanılırken Üretici Emeğinin Karşılığını Alamıyor"
Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini, ihracatının ise yüzde 70'ini tek başına sırtladığını hatırlatan Karaman, küresel pazardaki bu gücün üreticiye yansımadığını belirtti. Karaman, konuya ilişkin şu verileri paylaştı:
"2025 yılında Türkiye, yaklaşık 240 bin ton fındık ihracatından 2 milyar 256 milyon dolar döviz geliri elde etti. Dünya lideri olduğumuz bu üründen milyarlarca dolar kazanılırken, üreticimiz hâlâ emeğinin karşılığını alamıyor. Böylesine stratejik bir üründe dünya lideri olan ülkemizde üreticinin geçim sıkıntısı yaşaması kabul edilemez."
"Üretici Yüksek Maliyet ve İklim Kıskacında"
Üreticilerin ekonomik yükler altında ezildiğini ve bahçe bakımını yapamaz hale geldiğini aktaran Samsun Milletvekili Karaman, yüksek girdi maliyetlerinin yanı sıra tarımsal zararlılar ve iklim krizinin de üretimi baltaladığını dile getirdi.
Karaman, "Bugün üretici; gübre, mazot, zirai ilaç ve işçilik maliyetlerindeki yüksek artış nedeniyle bahçesine yeterli bakım yapamaz hâle gelmiştir. Buna bir de zirai don, kahverengi kokarca istilası ve iklim değişikliğinin yol açtığı verim kayıpları eklenmiştir. Son aylarda yaşanan don olaylarının ardından bazı bölgelerde rekolte kaybının yüzde 30 ila 50 seviyelerine ulaşabileceği ifade edilmektedir. Böyle bir tabloda üreticiyi yalnız bırakmak, sadece çiftçiyi değil Türkiye’nin ihracat gücünü de zayıflatmaktır" diye konuştu.
"Fiyatlar Rekolte Oyunlarıyla Baskılanıyor"
Piyasadaki fiyat belirsizliklerine ve rekolte tespit süreçlerine de değinen Karaman, şeffaf bir sistemin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Açıklanan tahmini rekoltelerle hasat sonu ortaya çıkan rakamlar arasındaki uçurumun manidar olduğunu söyleyen Karaman, "Açıklanan tahmini rekolte ile hasatta ortaya çıkan gerçek üretim arasındaki büyük farklar, piyasada fiyatların baskılanmasına neden olmakta; üreticinin alın teri daha ürün dalındayken değersizleştirilmektedir. Şeffaf, bilimsel ve güvenilir bir rekolte tespit sistemi artık zorunluluktur" dedi."TMO Sadece Alıcı Değil, Güçlü Bir Düzenleyici Olmalı"
Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) mevcut alım politikalarının üretici lehine revize edilmesi gerektiğini savunan Saadet Partili Karaman, devletin piyasadaki rolünün güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Karaman, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Devlet yalnızca alıcı değil, piyasada istikrarı sağlayan güçlü bir düzenleyici olmalıdır. Katma değeri yabancı alıcılara bırakan değil, işleyen, markalaştıran ve üreticisini güçlendiren milli bir fındık politikası hayata geçirilmelidir. Bu araştırma önergesi, fındık sektörünün kronikleşen sorunlarının bütün yönleriyle ortaya konulması ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesine vesile olmalıdır. Üretenin kazandığı, emeğin karşılığını bulduğu ve Türkiye’nin üretim liderliğini üreticisinin refahıyla taçlandırdığı bir fındık sektörü için önergeye destek veriyoruz."














