SAMSUN HABER - CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan kürsü işgaliyle ilgili değerlendirmesine cevap verdi.
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında sergilenen demokratik bir itirazı “faşizm” olarak nitelendirmesi; siyasal tarih, demokrasi kültürü ve hukuk devleti ilkeleriyle açık bir çelişki içindedir.
Milletin iradesinin tecelli olan Meclis’te, milletvekillerinin itiraz hakkını kullanması bir suç değil, demokrasinin özü ve parlamenter denetimin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Faşizm; itiraz edenlerin değil, itirazı bastıranların, kuvvetler ayrılığını yok sayanların ve yargıyı siyasetin aparatı hâline getirenlerin rejimidir.
Bugün asıl tartışılması gereken;
Anayasal ilkelerin sistematik biçimde aşındırılması,
Yargı bağımsızlığının fiilen ortadan kaldırılması,
Seçilmiş yerel yöneticilerin hukukun en temel güvencelerinden yoksun bırakılmasıdır.
Tutuksuz yargılanma hakkı dahi tanınmadan CHP’li belediye başkanlarının özgürlüklerinden mahrum bırakılması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu tablo ortadayken Cumhuriyet Halk Partisi’ni “faşizm” ile suçlamak, gerçeği ters yüz etme ve kendi uygulamalarını perdeleme çabasından başka bir şey değildir.
Başkanlarımızı tutukladınız; çünkü amacınız yargılamak değil, engel olmaktır.
Sandıkta yenemediklerinizi, yargı sopasıyla saf dışı bırakmaya çalışıyorsunuz.
Kürsü işgalini “anayasal düzene saldırı” olarak nitelendirenlerin;
OHAL KHK’larıyla Meclis’i işlevsizleştirdiği,
Muhalefet belediyelerini kayyum tehdidiyle yönettiği,
Basını, akademiyi, sendikaları ve sivil toplumu baskı altına aldığı bir ülkede
“faşizm” kavramını kullanması, en hafif tabiriyle siyasal bir ironidir.
Demokrasiye yöneltilen asıl tehdit;
itiraz edenler değil, hukukun üstünlüğünü askıya almaya çalışan anlayıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi, dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyeti, halk iradesini ve hukuk devletini savunmaya devam edecektir.
Demokrasiyi savunmak bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur.
AK Parti, tüm hukuki süreçleri ve siyasal ilkeleri bir kenara bırakıp gerilimi büyütmek, kavga siyasetiyle toplumu sindirmek istiyorsa şunu bilmelidir:
Bizler ne hukuksuzluğa boyun eğeriz ne de halkın iradesini savunmaktan geri dururuz.
Cumhuriyet Halk Partisi, faşizmi yaftayla değil;
hukuksuzlukla, baskıyla ve keyfilikle mücadele ederek tanır.
Ve o mücadeleden asla kaçmaz.”














