SAMSUN HABER - Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki bu köklü sanayi şehri, yapay zekâ ve otonom sistemler alanında Türkiye’nin önemli üretim ve girişimcilik merkezlerinden biri olmalıdır. SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, vizyonun sadece bir hedef belgesi olmadığını, somut adımların Haziran 2026’da başlayacağını vurguluyor.
Eldemir’e göre dünya, üretimden sağlığa, tarımdan şehir yönetimine kadar her alanda köklü bir dönüşüm yaşıyor. Samsun’un bu dönüşümün dışında kalması değil, ona yön veren merkezlerden biri olması gerekiyor. “Samsun’un lojistik gücü var, genç nüfusu var, üniversiteleri var. Eksik olan, bu potansiyeli bir araya getirecek güçlü bir ekosistem. İşte biz tam da o ekosistemi kurmalıyız.”
Vizyon; akıllı fabrikalar, ev ve yaşam teknolojileri ile tarım-sağlık-kent sistemlerini kapsayan üç ana eksen üzerine kurulu. Amaç yalnızca teknik dönüşüm değil; nitelikli istihdam yaratmak, genç beyin göçünü durdurmak, hatta tersine çevirmek.
En kritik adım ise çok yakın: Haziran 2026’da Samsun Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlenecek büyük bir organizasyon; akademiyi, iş dünyasını, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yatırımcıları ve girişimcileri aynı masada buluşturacak. Eldemir bu etkinliği “vizyonun kâğıttan hayata geçtiği an” olarak tanımlıyor.

“Geçmişi değiştiremeyiz” diyor SAMSİAD Başkanı, “ama bugün gençlerle birlikte yarını inşa edebiliriz.”
Süleyman Ferşat Eldemir ile Röportaj
SAMSİAD olarak neden şimdi böyle bir vizyon açıklamaya ihtiyaç duydunuz?
Dünya, yapay zekâ ve otonom sistemler konusunda büyük bir kırılma noktasındaydı zaten. Ama pandemi sonrası süreç bunu hızlandırdı. Üretim yapısı değişiyor, iş modelleri değişiyor. Biz Samsun olarak bu değişimin neresinde duracağımıza karar vermek zorundaydık. Biz izleyici değil üretici tarafta yer almayı seçtik.
Samsun bu alanda gerçekten hazır mı? Somut avantajları neler?
Samsun, Karadeniz’in en önemli lojistik kapılarından biri. Genç nüfusumuz var, üniversitelerimiz var, sanayi kültürümüz var. Üstelik yüksek teknoloji ekosistemi henüz tam oturmadı; bu bir dezavantaj gibi görünebilir ama aslında tam tersine büyük bir fırsat. Sıfırdan, doğru kurguyla inşa edebileceğimiz bir alan var önümüzde.
Bunun yanında Samsun, gençler ve girişimciler için nispeten daha düşük yaşam maliyetleriyle önemli bir avantaj sunuyor. Büyük metropollere kıyasla daha erişilebilir bir ekonomik yapı var. Şehir aynı zamanda ılıman iklimi, yaşanabilir sosyal ve kültürel alanları ile dikkat çekiyor. Sahil şeridi, sosyal yaşam imkanları ve dengeli şehir yapısı genç girişimciler için ciddi bir yaşam kalitesi oluşturuyor.
Bir diğer önemli avantaj ise ulaşım kolaylığı. Samsun, hem kara hem deniz hem de hava bağlantılarıyla Türkiye’nin birçok noktasına ve dünyaya erişimi güçlü şehirlerden biri. Bu da hem yatırımcılar hem de girişimciler için önemli bir hareket kabiliyeti sağlıyor.
Vizyonun merkezine teknolojiyi değil, insanı koydunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Yapay zekâ bir araç. Akıllı fabrika bir araç. Bunların hiçbiri kendi başına anlam taşımıyor. Asıl mesele bu araçları kim kullanacak, kimin hayatını iyileştirecek. Biz gençlerin bu ekosistemin sahibi ve kurucusu olmasını istiyoruz. Bir genç Samsunlu, bu şehirde teknoloji girişimi kurabilmeli, iş bulabilmeli, geleceğini burada hayal edebilmeli. Bunu sağlayamazsak hiçbir vizyon belgesi bir anlam ifade etmez.
Haziran’da büyük bir organizasyon yapacaksınız. Bizi neler bekliyor?
Samsun Üniversitesi ile birlikte hayata geçireceğimiz bu etkinlik, bölgede bu ölçekte ilk kez yapılacak bir şey olacak. Akademisyenler, girişimciler, sanayiciler ve gençler aynı platformda buluşacak.
Bu organizasyon, sadece konuşulan değil; somut iş birliklerinin, projelerin ve ortaklıkların doğduğu bir platform olacak. Bu etkinlik “vizyonun kâğıttan hayata geçtiği an” olacak.
Son olarak, bu vizyonun başarısı için en kritik şart nedir?
Birliktelik. Tek başına ne SAMSİAD bu işi yapabilir, ne üniversiteler, ne sanayi, ne de kamu kurumları. Bu vizyon; şehrin tüm dinamiklerinin ortak hedef etrafında buluşmasıyla hayata geçebilir. Tüm kurumlar aynı gelecek vizyonuna inanmalı ve birlikte hareket etmeli.
Çünkü artık şehirler yalnızca yatırımlarla değil; oluşturdukları ortak akıl, iş birliği kültürü ve güçlü ekosistemlerle öne çıkıyor. Eğer Samsun bunu başarabilirse, Dünya’nın teknoloji haritasında çok farklı bir yerde durabilir. Ben buna inanıyorum.












