Dünya gelip geçiyor
Baki kalan hoş sada
Ne güzellik ne eda
Merhaba ve elveda!
Ömrümüz merhaba ve elvedalarla doludur.
Bazen giderken elveda diyemediklerimiz vardır, bazen de heyecanla merhaba demek istediklerimiz.
Gerçek vedaların elvedası olmaz derler.
Her vedanın peşine, bir de vefa yakışır insana.
Sadece bir semt adı olmaktan da öte…
Vefasızlar semti kalabalık olsa da şu günlerde, cefa çekenler bilir vefayı. Uğruna bedel ödediğin ne varsa o yâr olur sana.
Bir abde vefa vardır dostlar bir de ahde vefa.
Abde vefa kulun kula vefasıdır.
O vefa ki birer köprüdür Rahman’a.
Bir de ahde vefa vardır ki, YOKTAN VAR EDENİN (c.c) hatrını üstün tutmaktır tüm insanlığa.
Sonu gelmez isteklerin, bitmek bilmeyen heveslerin son durağı, bir mezar taşında ki HÜVELBÂKĪ yazısıdır.
Son ilahi fermanın mezar taşımıza bir damgasıdır.
En güzel vefa ise dirinin ölüye vefasıdır.
Hiçbir menfaat beklemeden, toprağın altında dahi hatırlanmak, Allah için sevenlerin şiârıdır.
Bir de vefa beklerken, vefasız olmamak lazımdır.
Yoksa vefa da sızlar en derinden, hem de cümle vefasızlar yüzünden.
Vefası olan bir elveda ile hayırla kalın dostlar…













