Lig, Avrupa, sakatlık, uzun yolculuk, mental yorgunluk, fiziksel yorgunluk derken, bunların tek bir ilacı var; geniş kadro...
Maalesef Samsunspor'da da sıkıntı bu...
Kapasiteleri sınırlı seviyede olan oyuncular, As takımı dinlendirmek için oyuna sonradan giriyor...
Halbuki oyuncu değişikliğinin ana amacı sahada düşen oyunu yeniden ayağa kaldırmaktır...
Bizde ise skoru korumak için, yorulan oyuncuların yerine hamle yapılıyor...
Neden zorunda diyorum, kulübede kaliteli ayak yok...
Ntcham, Coulibaly, Souza, Satka sakat, Celil cezalı...
Bu girdapta ideal kadro dışında skora etki edebilecek alternatif kalmıyor.
Uzun lig ve Avrupa maratonu düşünülerek kadroya en az 2-3 yerli takviyesi daha yapılmalıydı.
Sınırlı kapasiteleri olan Yunus Emre, Soner Gönül, Polat Yaldır gibi isimler oyuna kurtarıcı olarak giriyorsa, orada bir yanlışlık vardır zaten...
Niyetim bu oyuncuları kötülemek değil, onlar da ellerinden geleni yapıyorlar ama ellerinden gelen yeterli değil...
Devre arası için başkan Yüksel Yıldırım 'bir tek kaleci alacağım' dedi.
Buna güncelleme şart...
Takviye gerekli...
**********************
Alanyaspor maçına dair ise; beklenen diziliş, sahada beklenen yorgunluk belirtileri, ağır zemin...
Karşımızda da iyi top yapan, organize, fizik olarak bizden daha dirençli bir rakip vardı...
Maçın belli bölümlerine biz belli bölümlerine Alanya hâkim oldu.
1-0 öndeyken oyun olarak da üstün olduğumuz dönemlerde ikinci golle maçı bitirmemiz lazımdı...
Musaba çok şık bir gol attı ama yapamadığı finaller, bencilce davranıp müsait pozisyondaki arkadaşına çıkarmayıp auta vurduğu toplar maçın kaderini belirledi.
Bir pozisyonda Marius’a, bir pozisyonda da Soner Aydoğdu'ya çıkarsa bambaşka bir hikâye yazılırdı...
Göz göre göre 2 puan bıraktık sahada...
***********************
Zaten sakatlıklar ve cezalarla boğuşuyoruz, bir de Mendes'in işgüzarlığı...
Ne gerek var, hakeme sert itiraz edip fiziki müdahalede bulunup kırmızı görmeye...
Zaten kulübe sınırlı, şimdi bir eksik daha yazıyoruz tahtaya...
***********************
Son sözün de maça gelen 8 bin 200 taraftara...
Acil bir işi, hastası, hastalığı, cenazesi veya maddi olarak gelme imkanı olmayanları bir kenara bırakarak söylüyorum; bu rakam hiç yakışmıyor bize...
Bu sezon taraftar ortalamamız zaten hep düşüktü ama Fenerbahçe- Galatasaray maçıyla aynı saat olunca sayı iyice düştü...
Gelenlerin yüreğine sağlık...
Gelme imkânı olup da gelmeyenler ise şapkayı önüne koyup düşünsünler...
Stat, başkanın gereksiz sözleri, ulaşım gibi nedenleri sayabiliriz ama sizce de bu takım fedakârlığı hak etmiyor mu?
Kalın sağlıcakla...












