27 yıl aradan sonra çıktığımız Avrupa arenasında ülkemizin yüz akı olmayı sürdürüyoruz...
Hem ligde hem Avrupa'da uçuk olmayan bütçelerle nasıl ilerlenebileceğini gösteriyoruz herkese...
Konferans Ligi'nin 5. haftasında da rakip Yunan ekibi AEK Atina idi...
Statta çok güzel bir atmosfer vardı...
20 bine yakın taraftar koreografilerle şovu daha maç başlamadan başlattı.
Maç da iyi başladı bizim adımıza...
Erken gelen gol...
Golle birlikte artan baskımız...
Marius'un, Musaba'nın ve Ntcham'ın pozisyonları derken dolu dolu bir ilk devre...
Devre arasında gazeteci arkadaşlarımızla sohbet ederken, AEK'nın bir Hamrun, bir Kiev olmadığını dile getirdik.
Baskıdan kurtulduklarında sorun çıkarabileceklerini konuştuk.
Nitekim de ikinci yarı şok bir başlangıç.
Bizim ilk devre başlangıcımızın aynısını ikinci yarı Yunan ekibi yaptı.
Daha devrenin hemen başında Okan'ın çıkarttığı topla birlikte baskı yiyeceğimizi gördük.
Devamında frikik golü ve beraberlik...
Koita'nın 63. dakikadaki golü ise bizim adımıza fişi çekti.
Neden mi?
Sahada yüksek enerji ve fizik gücüyle oynayan en önemli oyuncumuz Drongelen'i 20 metre sırtında taşıyan Koita'nın devamında da golü atması aslında bize takımın gerçeğini gösterdi;
YORGUNLUK...
Son yarım saatte tamamen enerjisi bitmiş bir Samsunspor...
Böyle durumlarda takımı nasıl ayağa kaldırırsınız...
Değişikliklerle...
İlk değişiklik Tahsin Bülbül...
İkinci değişiklik Joe Mendes...
Üçüncü değişiklik Ebrima Ceesay...
Thomas Reis'in bu değişikliklerle verdiği mesaj çok açık değil mi?
'Eldeki malzeme bu' diyor Alman teknik adam...
Başkan Yüksel Yıldırım devre arası için sadece kaleci transferi yapılacağı söyledi ama hem Reis hem de sahada fedakârca mücadele eden oyuncu grubu takviyeyi hak ediyor.
Ligde geçen yıl ki gibi bir başarı, Avrupa'da da üst turları istiyorsak transfer şart.
Kalın sağlıcakla...













