Milli maç arasından mutlu sonuçlarla dönüp, lige geri geldik.
Rakip küme düşme hattının kıyılarında gezinen Konyaspor'du.
İlk beş içerisine girmeyi arzu eden Samsunspor içinde maçın önemi yüksekti.
Orta da ki üç puanı heybesine koyan taraf hedefleri için büyük ve önemli bir adım atacaktı.
Samsunspor'da her maç olduğu gibi bu maçta da değerli eksikler vardı.
Logi Tomasson, Lubomir Satka, Jaures Assoumou, Bedirhan Çetin as adamlar yoktu.
Her zaman ki gibi tribünler arzu edilen yoğunlukta değildi. Gelenlere de şükredip teşekkür etmek gerekiyor.
Bu takım kazayla Süper Lig, ya da Avrupa Kupası kazansa stadı dolu olarak görmek mümkün olmayacak!
Fotoğraf onu gösteriyor.
Maçtan bir saat önce (çok kimse görmesin diye olacak) Samsunspor formasını tam 100 kez başarıyla giydiği için Rick Van Drongelen'e plaket verildi.
Dileriz ki bu rakam 500'ü 1000'i bulur. Zira kendisi son yılların en başarılı transferi, canını dişine takarak yüreğiyle oynayan Drongelen'i tebrik etmek isterim.
Her iki takımda maça kontrollü ve temkinli başladı.
İlk etkili atak Samsunspor'dan geldi.
Holse'nin pasıyla sağdan ceza alanına giren Tanguy Coulibaly kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak vurmakta gecikince büyük bir fırsatı ezmiş oldu.
10. Dakikada Holse'nin derinleme pasıyla ceza alanına giren Marius Mouandilmadji böylesine olumlu bir atağı kullanamadı.
Üç önemli atağı selametle savuşturan konuk ekip etkili geldiği ilk atakta penaltı kazandı. Toni Borevkoviç'in eline temas eden topa hak etmediği apoletleri üzerinde taşıyan Halil Umut Meler penaltı kararı verdi.
Skor olarak geriye düşen Samsunspor ataklarını daha da etkin hale taşıdı. Oyunu rakip sahaya yığdı.
Hakem derken, ki bu kişinin futbol ile uzaktan yakından ilgisi söz konuşu bile olamaz. Deniz Sürüç'ün Soner Gönül'e yaptığı faul sonrası yerde kıvranan oyuncunun tepesinde bir dakika boyunca dikildi. Baktı ki oyuncunun durumu ciddi ancak o zaman sağlık ekibini sahaya davet etti.
Taşan sabırlar bazen şiddete dönüşüyor ya, boşu boşuna olmuyor bu işler. Yazıklar olsun diyorum başka da bir şey demiyorum.
32. Dakikada Holse'nin şutuna penaltı kararı çıktıysa da pozisyon öncesindeki ofsayt kararı işi bozdu.
Devrenin sonuna az kala Emre Kılınç'ın pasına beklemeden plase yapıştıran sahanın en iyilerinden biri olan Carlo Holse'nin şutunda top savunmaya çarpıp filelere gitti.
İkinci yarıda her iki takımın skoru farklılaştırma çabaları vardı.
55.daka da Tanguy Coulibaly müsait durumda yine çerçeveyi bulamayan bir vuruş ortaya koydu.
Yeteneksizliğini her daim eleştirdiğim, bu nedenle de eleştirildiğim Marius Mouandilmadji bu maçta da beni yanıltmadı.
62.dakika da kendisine atılan uzun pasta kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ağır davranınca bir kez daha topu kullanma şansı bulamadı ve takımını mutlak bir golden etti.
65.dakika da konuk ekip gol şansı bulduysa da Rick Van Drongelen ve Toni Borevkoviç ikilisi araya girerek tehlikeyi önlemiş oldular.
71.dakika da sahanın en iyileri sahneye çıktı.
Rick Van Drongelen soldan ön direğe ortaladı, Carl Holse tamamladı, kaleci tutamadı, stad hoparlöründen Oya - Bora ikilisinin "Ara beni, öptüm seni" şarkısı bir kez daha çalındı.
Ama skoru bir kez daha tutamadık.
Beş dakika geçmeden Blaz Kramer belki de hayatının en kolay golünü attı.
Kaleci ve savunma saçmaladı, beraberlik sayısı geldi.
Nagola son dakika da imdada yetişti. Marius'u düşürdü, penaltı yaptırdı, oyundan atıldı.
Samsunspor eline gelen öne geçme şansını Jules Olivier Ntcham ile kullanamadı.
Bu adam penaltı atamıyor, bu bir gerçek. Neden başka biri kullanmıyor?
Var mı bu sorunun cevabını verecek biri?
Altı dakikalık uzatma da iki önemli pozisyon daha üretildiyse de sonuç alınamadı.
Bol pozisyonlu, bol gollü aksiyon dolu maçın kazananı olmadı.













