Hatırlatma yapacak olursak;
Geride kalan sezonun son maçıydı.
Başiktaş ile birlikte puan sıralamasında üçüncülük basamağına sahip olmak için kıyasıya bir mücadele veriyorduk.
Biz sahamızda Kayserispor ile oynarken, Beşiktaş Bodrum deplasmanındaydı.
Beşiktaş maçı farklı kazanmış, puan farkıyla üçüncü sıraya yerleşmiş Samsun’dan gelecek haberi bekliyordu.
Samsun’da ise işler iyi gitmiyordu. Zira konuk ekip son dakikalara 1-0 önde girmişti.
Samsunsporlu futbolcular umutlarını kaybetmeden saldırıyor gol ve goller arıyordu.
Çünkü sezonun tamamında verdikleri mücadelenin karşılığını almak istiyorlardı.
Hak etmişlerdi sıralamadaki o yeri.
Ama futbol işte, sahada mücadele etmeden, savaşmadan kimse kimseye puan dağıtmıyordu.
Normal süre tamamlanmış hakem uzatma dakikalarını göstermişti.
Rakibinin üzerine aç kurtlar gibi saldıran Samsunspor, Kayserispor kalecisi Onurcan Piri’yi bir türlü geçemiyordu. Genç file bekçisi adeta panter olup çıkmıştı.
Gelişen bir atakta, kronometre 91’i gösterdiğinde Soner Aydoğdu’nun akıl dolu vuruşuyla skor 1-1’e geldi.
Binlerce Samsunspor taraftarı tek vücut olmuş, müthiş bir tribün baskısı uyguluyor, takımlarını ateşliyordu.
Hakem elinde ki düdüğü ağzına getirmiş maçı bitirmek için Samsunspor atağının sonuçlanmasını beklerken sahneye Arbnor Muja çıktı. Soldan sağ ayak içiyle kaleye nefis bir plase gönderdi. Meşin yuvarlak kalecinin uzanan eline rağmen uzak köşeden filelerle buluşmuştu.
TV’lerin spor programlarından yapılan canlı anlatım da herkes küçük dilini yutmuş şaşkınlık içerisindeydi.
Samsunspor bir mucizeyi gerçekleştirmiş, müthiş bir geri dönüşe imza atmıştı.
Ligi üçüncü bitirme başarısı gösterilmiş, Avrupa Kupalarında, UEFA Avrupa Ligi’ne katılım hakkı sağlanmıştı.
Camia olarak günlerce bu maç konuşuldu, elde edilen başarı herkes tarafından takdir gördü.
Kupanın eleme maçlarında eşleşilen Panatinaikos’a karşı 1-2 ve 0-0’lık sonuçlar alınınca rota Konferans Ligi’ne doğru çevrilmişti.
Samsunspor grup aşamasında katıldığı Konferans Ligi’nde sekiz maç oynadı.
Polonya temsilcisi Leh Varşova’yı deplasmanda 1-0 yendi.
Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev’i Samsun’da 3-0 yendi.
Malta temsilcisi Hamrun Sportans FK’yi Samsun’da 3-0 yendi.
İzlanda temsilcisi Breidablik Kopavagur FK ile Reykavik’te 2-2 berabere kaldı.
Yunanistan temsilcisi AEK Athens FC’ya sahasında 2-1 yenildi.
Almanya temsilcisi FSV Mainz 05’e deplasmanda 2-0 kaybetti.
Üç galibiyet, bir beraberlik, iki yenilgi alarak 10 puan topladı ve son 32 takım arasına girdi.
Devamında eşleşilen Kuzey Makedonya temsilcisiyle play-off maçları oynadı.
KF Shkendija takımını Üsküp’te 1-0, Samsun’da 4-0 olmak üzere iki maçta da yenip son onaltı takım arasına kaldı.
Burada ki rakip İspanya’nın güçlü ekiplerinden Rayo Vallecano idi.
Samsun’daki ilk maçı konuk ekip 3-1 kazandı, Madrid’de oynanan rövanşın skoru 1-0 kırmızı beyazlı ekibin lehine tamamlandı.
Deplasman galibiyeti ile başlayan UEFA Konfederasyon Kupası maçları yine bir deplasman galibiyeti ile tamamlandı.
Türkiye ‘ye büyük gurur yaşattı.
Belki bir çeyrek final eşleşmesinde yer alabilirdik ama olmadı, varsın ziyadesiyle sağlık olsun.
Türkiye’yi Avrupa kupalarında temsil eden 5 takımdan üçü ilk turlarda elenirken Samsunspor Mart ayı geldiğinde hala Avrupa’da yer almayı sürdürdü.
Beş yıl önce ülkenin küçük nüfuslu illerinin takımlarıyla derme çatma statlarda oynayan Samsunspor, 2.Lig’den, 1. Lige, oradan Süper Lige yükselme başarısı gösterdi. Yetmedi, Avrupa’da ülkemizi başarıyla temsil etti.
Bu yazdığım bilgiler hemen herkesin hafızasında yer alıyor.
Unutanlar için biraz gerilere gidip yeniden tazeleme yapma ihtiyacı duydum.
Atatürklü armaya âşık herkes takımlarıyla gururlandı. Sadece bizler değil, hemen hemen her sporsever, futbol sever Samsunspor’u takdir etti.
Heyecanı yüksek, güzel bir maceraydı. Samsunspor için şimdilik kaydıyla yer aldığı Avrupa sahnesinde perde kapandı.
Emeği geçen herkesi alkışlıyor ve kutluyorum.
Helal olsun.














