Stadın üstünden kuş geçti diye kulüplere ceza yazan TFF'nin veznedar temsilcileri size soruyorum.
Beşiktaş taraftarının maç öncesi, maç boyunca Samsun şehri, takım ve başkanın anasına galiz küfürler edenlere karşı ne gibi bir tutanak tuttunuz?
Merak ediyorum.
Temsilciler Barış Kezer, Engin Bayraktar yoksa üç maymunumu oynayacaksınız?
Eğer bir şey yazmadıysanız, bu işi layıkıyla yapmadığınız için size yazıklar olsun.
Küfürbaz taraftarların karın ağrısı takımlarının Samsunspor'a karşı üstünlük kuramamasından kaynaklı olduğunu biliyoruz.
Bükemedikleri bileğe saygı duymak yerine küfür ve hakarete yönelmeleri doğru bir davranış değil.
Niye bu yollara giriyorsunuz ki?
Bazen yener, bazen de yenilirsiniz. Bu futbolun doğasında var.
Centilmen olmak her zaman iyidir bilmiş olun.
Samsunspor taraftarının da verecek cevabı vardır. Suskunluğu asaletinden gelir. Bir söze bakar lafmıdır diye, bir de söyleyene bakar adammıdır diye.
Bilmem anlatabildim mi?
Cevap aradığım bir başka soru ise.
Maçta görevli basın mensuplarına itinayla üst araması yapan kolluk kuvvetleri Beşiktaş taraftarını niye aramaz?
O patlayıcılar stada nasıl sokuluyor?
Yaşanan öğrenci katliamları nedeniyle müzik yayını yapılmadı, takımlar sahaya başsağlığı içerikli pankartla çıktı. Kaybettiğimiz evlatlarımız anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Ruhları şad olsun.
Maça geleyim isterim.
İki takımında lige havlu attıklarını söylemek mümkün.
Tek hedefleri Türkiye kupasında ilerlemek. Ayaklar sahada akıllar hafta içi oynayacakları çeyrek final maçlarındaydı.
Eksiklere rağmen iki takımda ideal onbire yakın isimlerle sahaya çıktılar.
Samsunspor'da son maçlarda oynayamayan Zeki sahadaydı.
Adam öldürdüğü için (!) üç maç ceza alan Fink ise tribündeydi.
İki takımda düşük tempoyla, temkinli, biraz da tedirgin bir anlayışla sahadaydılar.
Maçın ilk etkili atağı Samsunspor'dan geldi. Ntcham'ın ceza sahası dışından gönderdiği sert şut üstten dışarı çıktı. Oysa her iki tarafta müsait takım arkadaşları vardı, tercih etmedi.
Aynı Ntcham 22.dakika da takımını mutlak bir golden daha etti.
Ntcham'ın maç boyunca yakaladığı şut pozisyonlarında sivrisinek etkisi olduğunu söylemek mümkün.
Golsüz tamamlanan maçın ikinci yarısına müthiş bir golle başlangıç yapıldı.
Anlatılmaz, yaşanır.
Beş dakika da Beşiktaş yapıldı.
50. dakika da Ntcham'ın yan pasına Holse bekletmeden nefis bir plase çıkardı. Top doksandaki örümcek ağlarını bozdu.
55. Dakika da "Sen atarsın da ben fotokopi çekmem mi?" dedi. Coulibaly. O da jeneriklik bir gol attı, fark ikiye çıktı.
Taraftar şahlandı, stat bayram yerine döndü. Takımın iştahı açıldı, önce Coulibay, sonra Holse, devamında da Marius üç net pozisyondan gol çıkaramadılar.
Konuk ekibin skoru dengeye getirme çabaları savunma duvarına tosladı. Rakiplerinin pozisyon üretmelerine imkân tanımadılar.
Sergen hoca yaptığı değişikliklerden verim alamadı.
Rachica'nın yerden sert şutu takımın kaleye isabet ettirdiği tek şuttu. Onda da Okan başarılı oldu.
90. Dakika da Tomasson'un eline çarpan topa hakem penaltı kararı verdi.
Atışı kullanan Asllani farkı bire indirdi.
Beş dakika uzatılan maçta başka gol sesi çıkmayınca Samsunspor sahadan galibiyetle ayrılan taraf oldu.
Maç boyunca rakip takım taraftarları şu soruyu koro halinde haykırdılar.
"Söyleyin Beşiktaş'tan başka büyük mü var? "
Oysa cevap sahadaydı.
Atatürk armalı, kırmızı beyazlı takım idi büyük olan.













