Samsunspor’un sahasında oynadığı son iki maçta akıl almaz bir şekilde puan kayıpları yaşattıktan sonra, hemen herkes de “Bu kez kazanırız, böylelikle düzlüğe çıkarız” düşüncesi hasıl olmuştu.
Ama sahaya sürülen on bir de bu fikrin oluşmamış olduğuna şahit olduk. Kazanılan her top üçüncü bölgeye kadar taşınılıyor, ama son vuruşlar hayal kırıklığı yaşatıyordu.
Kanat ortaları ise o kadar cılızdı ki, rakip savunma hepsini ağaca çıkmadan yerden elma toplayan köylü misali, yorulmadan devşiriyordu.
Bu kötü oyuna şanssız bir gol yemek yakışırdı.
Öyle de oldu.
Bir köşe vuruşunda Satka ters kafa vuruşuyla topu filelere gönderiverdi.
Bu gol takımı ateşleyemedi. Vasat ve etkisiz oyun devam etti.
Soyunma odasına tribün protestoları ve ıslıklarıyla giden takıma Reis hoca öyle bir fırça atmış ki (maç sonu konuşmasında kendi söyledi) etkisi ikinci yarıda apaçık görüldü.
Takım kendi kimliğine dönüş yaptı.
Rakibini ısırmaya başladı, müthiş bir istek, arzu, baskı gösterdi. Karşılığı da çok geçmeden alındı. Devrenin ortalarında iki dakika da bulunan iki gol tüm moralleri yerine getirdi.
Tomasson’u direkte patlayan şutu gol olsaydı, maç kopartılıp, büyük bir rahatlama yaşanacaktı.
Ama şanssızlık işte, olmadı.
Akabinde yine bir yan topta Karagümrüklü oyuncu iki savunmacının üstünden topu kafayla filelere gönderip skoru eşitledi.
“Bu maçı da kazanamadık” diye kara kara düşünürken, tribünler umudunu yitirmişken, uzatma dakikalarında sahanın en iyilerinden biri olan Tomasson’un asistiyle Musaba topu tavana yapıştırdı.
Yeniden skoru ele geçirmenin keyfiyle kalan dakikaları kazasız eritip sahadan üç puanla ayrılma becerisi gösterildi.
Dört maç aradan sonra kazanmak çok çok iyi oldu.
Sevenlerine sayısız mutluluk yaşatan bir Samsunspor, ligin en az kazanan, en az gol atıp, en çok gol yemiş bir takımını yenemeseydi çok büyük ayıp etmiş olacaklardı.
Puan tablosuna bakıyorum da, kaybedilen 5 puanın Samsunspor’u nerelere taşıyacağını görmek mümkün kılıyor.
Konum olarak dördüncü sıradayız ama bu daha da yukarıları olabilirdi.
Ndiaye, Musaba varlıklarıyla takımın kanatlarını güçlendirdi. Ndiaye ayağına her top alışında tribünleri ayağa kaldırıyor, heyecanlandırıyor. İyi oyununu golle süslemesini bildi.
Musaba attığı gol ile takımını galibiyete taşıdı. İlk kez sahada yer alan Tanguy, kalabalık savunma arasında sıkışıp kaldı, pek başarı gözükmedi.
Ama şurası bir gerçek ki Holse bu takımın adeta beyni. Emre’nin yokluğunda çift motorlu sürat teknesi gibi çalışıyor sahada.
Helal olsun.
Maçın hakemi diğer meslektaşları gibi Samsunspor’un canını acıtacak bir yönetim göstermedi.
Durumu idare etti, dilime düşmeyen bir yönetim gösterdi.
Umarım devamı gelir.












