Antalyaspor’un attığı iki golün mimarı meşhur sol bekimiz Soner’dir.
İlk golde kendileri Konya Altı sahilinde gezinti halindeydi.
İkinci gol de, “rakip kaleye nasıl şut çekiyor?” sorusuna cevap arıyordu.
Herkes gibi seyretti durdu.
Samsunspor’un kadro mühendislerinin diplomalarını inceleme altına almak gerek!
Son üç senedir bu takıma bir sol bek arayıp bulamadılar. Bizi bu yetenek fukarasına mahkûm ettiler.
Başkan haklı.
Bu takımı hak etmeyenler var.
Sadece takımı değil, bu ligde oynamayı hak etmeyenler var.
Hocaya da sitemim var. Yahu hoca elinde ikinci adam yoksa git U19 takımından adam al.
Sinir uçlarımızla oynamayı bırak hocam, Allah’ını seviyorsan bırak!
Ballet iki gol attı ama saygısızlık yaptı. İnsan gider Soner’in elini sıkar teşekkür eder!
Zavallı Drongelen, mevkiinde mi oynasın, gittiği yerden dönmesini bilmeyen Soner’in açığını mı kapatsın?
Onun da bir canı var, bir yere kadar yani.
Antalyaspor taraftarını anlamak mümkün değil.
Ayağına top geldiği her pozisyonda Soner’i alkışlamaları gerekirken Soner’i yuhaladılar, ayıp ettiler.
Adam sizin için daha ne yapsın?
İki farklı skora düştükten sonra rakip kalede gol arayışlarına girildi. Holse’nin bir şutu üst direkte patladı, gerisi boş gürültü. Zaten maç boyunca Holse’den başka kaleye şut çekmeyi düşünen de olmadı.
Okan’ı eleştirenler bu İrfan Can için ne düşünüyor olabilirler?
Kaleci diye aldık, meğer trafik polisi imiş!
Bir Mendes’e bakıyorum, bir de oynatılmayıp kulübeye çekilen Zeki Yavru’ya.
Biri sözde genç, diğeri yaşlı. Zeki’nin ölüsü buna beş fark atar.
Hoca öyle tercih etti, bizi de şaşırttı.
Ernest Hemingway’ın sorduğu soruyu yenilemek isterim.
Çanlar kimin çalıyor?
Bu takımı bir ara İsa Baba Türbesine götürüp, okutturmak gerek!
Eskiden her sezon açılışında takım türbe ziyaretine gidip dua ederdi.
Son yıllar bu gelenek unutuldu gitti.
Bu kötü gidişata çare olur mu?
Bilemeyiz.
Ama bir denesek fena olmaz sanırım.














Soner bugünün kahramanı ancak takımın hocası sezonun kahramanı olmak üzere….!