Süper ligde tam dört hafta oldu.
İki tane de Avrupa maçlarını ekleyin.
Etti size altı.
Samsunspor kazanmayı unuttu.
Her şey İzlanda maçıyla başladı.
Normal şartlarda Erzurum’a deplasmana gidenler, oranın iklim şartlarına uyum sağlansın diye maçta iki gün önce takımı götürürler.
İzlanda gibi dünyanın bir ucuna, buzlar ülkesine soğuk havanın kol gezdiği yere takım neredeyse günübirlik getirildi.
Üstelik kesintisiz 7 saat süren bir uçak seyahatiyle.
-7 derecede buz tutmuş bir sahada oyna, maç biter bitmez de aynı sürede bir yolculuk yap, eve dön, iki gün sonra da yeniden maça çık.
Buna “benim “ diyebilen hiçbir can dayanmaz.
Planlamayı kim yaptıysa, iyi olmamış.
Bugünler yaşanıyorsa sebebi budur.
Üç gün de bir maç oyna. Oyna da nereye kadar?
Sonuç ortada.
Takım maç kazanamıyor, bırakın kazanmayı, belli bir süre sonra sahada adeta yürüyor.
Takım yorgun, takım eksik, sakatı çok, cezalısı çok, takım mentol olarak ta bitik.
Sezon başında dört kulvarda mücadele edeceği ayan beyan belli olan bir takıma gerekli transferler yapılamadı. Oysaki, diğer takımların kadro derinliği bir hayli fazla.
Olası en kötü senaryolar hesaplanıp planlaması yapılamadığından gelinen nokta da görüldü ki, bizde kadro mühendisliği sınıfta kaldı.
Başakşehir maçında saha içerisine tepki koyan taraftarlar arkalarında ki localarda oturan bu işin sorumlularına da benzer serzenişte bulundular.
Yenen iki golün suçluları olarak gördükleri Eyüp ve kaleci Okan’da yuhalanmaktan geri kalmadılar.
Şahsen bunu tasvip etmem mümkün değil. Kimseyi, tek kalemde silip atmak doğru değil.
Ne çabuk unuttuk geçmişi?
Bu takım o müthiş geri dönüşlere imza atmamış mıydı?
Zaman da vardı, belki atabilecekti!
Moralleri bozulan sadece bu iki futbolcu değildi ki.
Takım da bu protestolardan olumsuz etkilendi.
Şu gerçeği göremiyoruz.
Bu takım eksikliklerin fazla oluşu nedeniyle 12 kişi ile oynuyor.
Haftalardır kulübeden oyuna girenlerin sergilediği futbolu görebiliyor musunuz?
Hangisi katkı sağlayabiliyor?
Başakşehir baskılı oyunuyla, kuvvetli savunmasıyla, orta sahayı ele geçirmenin avantajıyla, kişisel bariz hataların da yardımıyla ummadığı bir galibiyet aldı.
Hocaları Nuri Şahin bile maç sonu açıklamasında şaşkınlığını gizlemedi.
Moralsiz, konsantrasyonu düşük bir halde Mainz maçı oynanacak.
Perşembe akşamı Almanya’dan nasıl bir sonuçla dönülecek?
Doğrusunu isterseniz kestirmek, tahmin etmek çok zor.
Devre bitimine kadar üç kulvarda üç maç oynanacak. İnşallah yüz güldüren sonuçlara imza koyulur, bu süreci en az hasarla atlatmış oluruz.
Bekleyip göreceğiz.












