Samsunspor için 2025 yılının son, gruplardan dâhil olduğu Türkiye Kupası’nda ki ilk maçıydı.
Beşi ligde, üç de Avrupa Konfederasyon kupasın da olmak üzere oynadığı son sekiz maçta galibiyet yüzü göremeyen, son üç maçında tek bir gol kaydına muvaffak olamayan kırmızı beyazlı takımın Eyüpspor karşısında nasıl bir sonuca imza atacağı merakla bekleniliyordu.
Ligin alt sıralarında yer alıp kümede kalma mücadelesi veren bir takıma karşı sahaya var olan kadro yapısından çeşitli sebeplerle eksik bir on bir ile çıkan Samsunspor’un bu kulvarda ilerleyebilmesi için kazanmaktan başka alternatifi yoktu.
Takıma kumanda edenlerin fikri değişmediyse bazı isimler için bu formayı son kez giyecekleri bir maç olacaktı. Gidenlerin yeri nasıl kimlerle doldurulacak?
Bu sorunun cevabını ilerleyen günlerde göreceğiz.
Geçtiğimiz sezon ki parlak günlerinden bir hayli uzak kalan İstanbul ekibinde sahada ki on bir, bilinenin aksine farklı isimlerden oluşuyordu. Belli ki kupayı değil ligi düşünüyorlardı.
Bir yandan tadı tuzu olmayan maçı izlerken, diğer yandan da günün bombası Musaba’yı konuşur olduk.
Önce maçtan söz edeyim.
Soner Aydoğdu attı, attırdı. İlk yarıda fark daha da artardı, her atakta topla buluşturulan Marius’un abuk sabuk vuruşları olmasaydı. Hala bu adamdan kurtarıcı olarak medet umuluyor ya!
Ben ne diyeyim.
İkinci yarıda genci, tecrübelisi demedi oyuna soktu Reis hoca. Belli ki Musaba’nın apar topar gidişine takmış kafayı. Maç sonu değerlendirme toplantısında maçtan çok bu konuyu konuştu.
Konuk ekip bitime az bir süre kala genç oyuncusuyla şık bir gole imza atmasına rağmen maçı kaybetmekten kaçamadı.
Samsunspor kupa maçlarına galibiyetle başladı.
Beklenen bir sonuçtu.
Öyle de oldu.
Geleyim ikinci konuya.
Üç otuz paraya Samsunspor’a kazandırılan Musaba 5 milyon artı kdv’ye İstanbullu oldu.
Kısa sürede oyuncuyu parlatıp kat kat bedelle satmak alkışlanacak bir durum.
O’nu alan malum kulüp saygısız davranıp, Samsunspor yönetimiyle işi yürütmektense oyuncunun kendisiyle görüşmelerde bulundu. Sözleşmesinde ki maddeden istifade edip oyuncuyu aldı.
Oyuncu Eyüp maçı öncesi antrenmana çıkmayıp arkadaşları ve teknik heyetle vedalaşmadan kıçına nişadır sürülmüşçesine hızlı bir şekilde şehri terk etmiş.
İyi halt yemiş.
Bilmez midir ki, “Samsunspor’da gidene kal, gelene git“ asla denmez.
A be oğlum, seni tutan mı var?
Acelen neydi?
Bu kadar mı medeniyetten uzak yetiştirildin?
Yolun açık olsun, olmasına da ardından ağlayan kimse yok bilesin.
60 yıllık tarihinde bu kulübe kimler geldi, kimler gitti.
Senin gibi yüzlerce futbolcuyu da gördü.
Başarılar dilemiyorum sadece yolun açık olsun diyorum.
Oralarda kadroya giremeyip takoza alınırsan o vakit anlarsın Samsunspor’un kadrini, kıymetini.
Samsunspor yönetimin yapacağı son ve tek şey var.
Çıkmadığı son antrenman nedeniyle okkalı bir para cezası kesmesi.
Bunu yapsınlar ki, içimiz soğusun.













