Daha önce Thorsten Fink’in açıklamalarına bakarak “Samsunspor’da sessizlik bitti” başlığını atmıştım. Çünkü Fink, alışıldık teknik direktör söylemlerinin aksine, gerçekçi ve net konuşmayı tercih eden bir isim.
Ne demişti Fink?
“Kadro mühendisliğinin tamamlanması için zamana ihtiyaç var. Takımın istediğimiz seviyeye gelmesi için iki transfer dönemi geçirmemiz gerekir.”
Aslında bu sözler, Samsunspor’un mevcut durumuna dair oldukça açık bir tablo çiziyordu.
Thomas Reis ve Thorsten Fink…
İkisi de Alman. İkisi de Alman disiplininin temsilcisi.
Sahaya ve işlerine yaklaşım biçimleri de birbirine oldukça benziyor.
Yaptıkları açıklamalar realist, ayakları yere sağlam basan türden.
Aralarındaki en belirgin fark ise şu:
Fink, sözlerini biraz daha cesur kuruyor.
Öyle mangalda kül bırakmayan, hamasi cümleler kuran bir teknik adam değil. Ama gerçekleri söylemekten de çekinmiyor.
Son açıklamaları da bu yaklaşımın devamı niteliğinde…
“Mücadele ettiğimiz iki kupada da Samsunspor olarak favori değiliz.”
Bu tespitin nedenini de açıkça kadro kalitesine bağlıyor.
“Her şeye rağmen hem Ziraat Türkiye Kupası’nda hem de UEFA Konferans Ligi’nde gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Ligde bulunduğumuz konum itibarıyla ilk dört şu an için zor görünüyor. Ama biz son ana kadar sürprizi zorlayacağız.”
Özellikle şu cümle dikkat çekici:
“Ligde bulunduğumuz konum itibarıyla ilk dört şu an için zor görünüyor.”
Aslında bu sözler, hedefi “ilk beş” diye dillendirenlere de dolaylı bir mesaj içeriyor. Çünkü hedef belirlemek, “ya tutarsa” mantığıyla yapılacak bir iş değil.
Amiyane tabirle:
Ne kadar ekmek, o kadar köfte.
Eğer bir takımın hedefe oynaması isteniyorsa, bu süslü sözlerle değil; kadro kalitesini artıracak transferlerle mümkün olur.
Bunu sıradan bir taraftar bile biliyorken, Samsunspor yönetiminin bilmemesi mümkün mü?














Konu analizi için teşekkürler çok aydınlatıcı güzel bir yazı