Ne demiştik?
“Başarısızlık öksüz çocuk gibidir; ortada kalır ya da bir adres bulunur, kargolanır.”
Bu kez öksüz kalmadı.
Ama gönderildiği adres fazlasıyla tartışmalı.
Üstelik fatura yanlış kesildi.
Üstelik yöntem yakışıksızdı.
On yaşındaki bir çocuğa sorsanız, “Bu doğru değil” der.
Görünen o ki Thomas Reis ile Yüksel Yıldırım arasında kamuoyuna yansımayan ciddi gerilimler yaşandı. Futbol kulisleri uzun süre bu dosyanın kokusunu konuşacaktır.
Ancak mesele kulis değil.
Mesele, ortaya konan tablo.
Rakamlar Yalan Söylemez
Reis’in Samsunspor karnesine bakalım:
- İlk sezonunda Süper Lig üçüncülüğü.
- 27 yıl sonra Avrupa kupalarına katılım.
- UEFA Avrupa Ligi’nde play-off kapısını aralama.
- Mevcut tabloda lig yedinciliği.
Toplam 72 maç:
- 33 galibiyet
- 18 beraberlik
- 21 mağlubiyet
- 1.63 puan ortalaması
Bu tabloya “başarısızlık” demek için ya futboldan anlamamak ya da başka bir hesap yapmak gerekir.
Operasyon Havasında Bir Veda
Karnesi bu kadar net olan bir teknik adamın görevine, adeta şafak operasyonunu andıran bir yöntemle son verildi.
Başarısızlığın faturası ona kesildi.
Dahası var.
Henüz bavulunu toplamadan, şehirden ayrılmadan yeni teknik adamla anlaşma mesajı servis edildi.
Bu mudur vefa?
Bu mudur kurumsal ciddiyet?
Taraftar Unutmaz
Reis, Samsun’u ne kadar sevdi bilinmez.
Ama Samsun onu sevdi.
Tribünler onu “bizden biri” yaptı.
Samsunspor taraftarı vefayı da bilir, vefasızlığı da.
Kalbinde kime nasıl yer vereceğini iyi bilir.
İşten çıkarmanın da bir adabı vardır.
Olmalıdır.
Bu süreç adabına uygun yönetilmedi.
Ve evet…
Yakışmadı.
Çünkü Thomas Reis bunu hak etmedi.













