Samsunspor, Üsküp’ten avantajla döndü ama soru işaretleri sürüyor
Bir kez daha kolayı zor yaptık.
Eğer Cherif Ndiaye kazanılan penaltıyı gole çevirebilseydi, sahadaki senaryo bambaşka yazılacaktı. Erken gol, rakibin planını bozacak; savunma bloğunu bu denli derine gömmesine engel olacaktı. Ancak kilidi açmak için tam 77 dakika beklemek zorunda kaldık.
Üsküp deplasmanından avantajlı bir skorla dönüldü dönülmesine… Fakat ortaya konan futbolun tatmin edici olduğunu söylemek güç.
Maalesef üretkenlik sorunu devam Ediyor.
Pozisyon üretimindeki “kabızlık” bu maçta da sürdü. Üstelik oyunu kendi yarı alanında kabul eden, fizik ve kadro kalitesi olarak daha mütevazı bir rakibe karşı…
Sol kanatta Tomasson ve Assoumou, sağda Zeki Yavru ve Mendes hareketli bir görüntü verdi. Ancak bu hareketliliğin ne kadarının kendi organizasyonumuzdan, ne kadarının rakibin zayıflığından kaynaklandığı tartışılır.
Rakip güçsüz olmasına rağmen üçüncü bölgeye top taşımakta zorlandık. Ndiaye zaman zaman geriye gelerek top almak zorunda kaldı. Bu durum, hücum hattındaki kopukluğu net biçimde ortaya koydu.
Final pasları yetersizdi, son vuruşlar ise beklentinin oldukça altındaydı. Özellikle Carl Holse’nin 39. dakikada kale önünde kaçırdığı fırsat saç baş yoldurdu.
Kenarda Fink, Sahada Reis
Teknik direktör olarak kulübede Thorsten Fink vardı; ancak sahaya yansıyan oyun anlayışı, daha çok Thomas Reis’i andırıyordu.
Her iki yarıda da birbirinin kopyası bir oyun izledik. Topa sahip olan, oyunun hâkimi gibi görünen ama üretkenlikten uzak bir takım… Bol pas, bol yan top, bol garanti oyun… Fakat kaleye inme konusunda ciddi bir çekingenlik.
Sanki birkaç oyuncu dışında kaleyi düşünen yok gibiydi.
Assoumou’nun ayakta kalmakta yaşadığı sorun artık tesadüf olmaktan çıkmış görünüyor. Ayakkabı tercihi mi, zemin uyumu mu bilinmez; ancak bu durum yalnızca Shkëndija maçına özgü değil.
Buna karşın Olivier Ntcham uzun süredir görmediğimiz kadar olumlu bir performans ortaya koydu. Carl Holse her zamanki gibi sahanın her yerindeydi. Zeki Yavru ise çalışkanlığıyla örnek bir mücadele sergiledi.
Marius Mouandilmadji ise attığı gol ve ortaya koyduğu istekle adeta “Bu takımın golcüsü benim” mesajını verdi.
Bir farklı üstünlüğün her zaman risk taşıdığı bilinciyle son düdüğe kadar diken üstündeydik.
Ancak gecenin en dikkat çekici yönü saha içinden çok tribünlerdeydi. Samsunspor taraftarı, Üsküp’ü adeta Samsun’un bir mahallesine çevirdi. Doksan dakika boyunca susmadan takımlarına destek verdiler ve KF Shkëndija’ya kendi sahasında deplasman duygusunu yaşattılar.
Sonuç olarak avantajlı bir skor elde edildi. Ancak futbol, hâlâ soru işaretleri barındırıyor. Eğer hedef daha büyükse, oyun da daha cesur, daha üretken ve daha net olmalı.
Aksi halde zor olanı seçmeye devam ederiz.













