Samsunspor’un son maçlardaki karnesi pek de iç açıcı değil. Galibiyeti unuttu, mutluluğu(!) beraberliklerde bulabildi ancak…
Transfer tahtası kapalı, kadro kalitesi ve derinliği ortadayken böylesi bir düşüş elbette ki bekleniyordu. Özellikle ligin ikinci devresi…
Zaten lige; ‘kalma’ parolasıyla çıkılmış olmasının nedeni de bu değil miydi?
Bu açıdan bakılırsa R.Samsunspor; hedefine çoktan ulaşmış ve takdiri fazlasıyla hak etmiş durumda. Ne var ki; orada bitmesini beklediğimiz bizim hikâye bitmedi. Ve bitmesini beklediğimiz yerde yeni bir hikâye yazılmaya başlandı.
Sergilediği inanılmaz performansla koyduğu hedefin resmen ‘içinden geçti’ ve bizlerin Avrupa hayalleri kurmasını sağladı. Lakin gelinen noktada; bizim hayaller ‘suya yazılmış’ gibi… Çünkü puan farkı avantajımızı iyi kullanamadık ve kredimizi tükettik.
Lig gibi uzun bir maraton koşacaksan eğer, kadron alternatifli olacak. Bizim kulübenin hali de ortada. On dört, bilemedin on beş oyuncuyla ligi götürmeye çalışıyoruz.
Bu durumda söylenebilecek tek şey; ‘Thomas Reis ne yapsın’ olabilir ancak…
Maça gelirsek, yine iki devre iki farklı R.Samsunspor izledik. İlk yarı Antalya takımı oynadı biz izledik. Olmayan orta sahamızla kalemize rahat geldiler. Çokça pozisyon da verdik. Birçok pozisyonda şans bizimleydi. Şans bizi terk ettiğinde dakikalar 45’i gösteriyordu. Soyunma odasına başımız önde gittik.
İkinci yarı; R.Samsunspor savaşçı kimliğiyle sahadaydı. Soyunma odasındaki uyarılara orta sahaya yapılan Flavien Tait takviyesi meyvesini verdi. Zeki Yavru’nun akıl dolu frikiğiyle beraberliği yakaladık. Golün zamanlaması harikaydı…
Tam ‘Her şey bizim için iyi gidiyor. En azından bir puanla Samsun’a döneceğiz’ derken Okan Koçuk çıktı sahneye…
Geçen hafta defans hatalarından dolayı puan kaybettik, bu kez kaleci hatasından dolayı…
Oysa Antalyaspor karşılaşmasını; kötü gidişe dur diyeceğimiz çıkış maçı olarak görüyorduk.
Ne yazık ki ne kötü gidişe dur diyebildik, ne bir çıkış yakalayabildik. Bu son olsun. Artık kendimize gelelim.













