Gaziantep takımı karşısında Samsunspor’dan iki beklentimiz vardı.
Birincisi; Beşiktaş karşılaşmasında gösterdiği dirençli ve coşkulu futbolu sergilemesi… İkincisi; deplasman fobisini yenmesi ve geride bırakması...
Lakin biliyorduk ki aynı performansı gösterdiği takdirde zorlu deplasmandan puan veya puanlarla dönecekti.
Beklentilerimiz, kısmen karşılık buldu denebilir…
İlk deplasman galibiyetini alarak haftayı üç puanla kapattık. Bu deplasman fobisini yenmek için önemli bir adım sayılabilir.
Doksan dakika boyunca ne yaptığını bilen, dirençli bir oyun da sergiledik ancak geçen haftaki coşkulu futbolumuzdan eser yoktu. Ve en önemlisi de sayılamayacak kadar fazla pozisyon verdik.
Topa sahip olma ve pas yüzdesi lehimizde olmasına rağmen, isabetli şut yüzdesi rakibe aitti.
Üstelik uyumlu oyun sergileyen defansımıza rağmen..!
Oyun tempolu başladı. Öyle ki ilk altı dakikada ikisi rakibin, biri bizim üç isabetli şut vardı ki bizimki golle sonuçlandı.
Golden sonra hayli zorlandık. Tempoyu düşürmemiz ve oyunu kontrol etmemiz epeyce zaman aldı.
Skoru koruma güdüsüne girmedik, geri yaslanmadık. Sanırım bu sezon özgüveni yüksek Samsunspor izleyeceğiz.
İlk yarıya oranla temposu daha düşük ikinci kırk beş dakika izledik. Elbette bunda skor avantajının verdiği rahatlık da vardı. Bir farklı üstünlük her zaman risklidir yine de rahat bir maç izlediğimi söyleyebilirim.
Bu sezon sahada bir fazlayız(!) Marc Bola’dan bahsediyorum elbette…
Üçüncü bölgede yine iyi değildik. Ceza sahası önünde ve içinde gole çevirmek yerine ezdiğimiz toplara bakarak sizler de benim gibi “ah keşke iyi bir golcümüz olsaydı” diyorsunuzdur sanırım.













