Kime göre,
Kimlere göre,
Neye göre başarı!
Örneğin Veysel Bilen’e göre; Musaba’nın Fenerbahçe’ye transferi, kazanımı da içinde barındıran bir başarı hikâyesi!
Yoksa başarı destanı mı deseydim?
“Bu bir yönetim başarısıdır. Samsunspor artık oyuncu yetiştirip satabilen bir kulüp konumuna gelmiştir. Bu durum, kulübün imajı açısından da önemli bir kazanımdır”
Bankacı geçmişini düşünerek paranın ön planda tutulması anlaşılabilir. Şayet bu anlayış; yönetimin düşüncesini de yansıtıyorsa, orada bizler için sıkıntı var demektir.
Lakin bizler başarıyı kulübün kasasına giren parayla ölçmüyoruz. Bizler başarıyı; takımımızın kadrosuyla, oynadığı futbolla ve yaptığı derecelerle ölçmekteyiz.
O yüzdendir ki; kadro derinliği olmadığını ve kulübenin yetersiz olduğunu yaza yaza dilimizde tüy bitti. Zaten son haftalarda alınan başarısız sonuçlar da bunu bas bar bağırıyor.
Aynı Veysel Bilen; “Süper Kupa'da Fenerbahçe'yi geçip final oynamak istiyoruz. Olursa neden bir Süper Kupa’mız olmasın? “
Sormazlar mı adama, ‘hangi kadroyla’ diye…
Yanılmışım, sorunun yanıtı aynı açıklama içeresindeymiş.
“Eksiklerimize rağmen, takımda bulunan arkadaşlarımızın ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarına ve camiamıza yakışır bir mücadeleyi ortaya koyacaklarına inanıyoruz”
Son paragrafa yürekten katılıyorum. Gerek ilk on birde sahaya çıkan, gerek sonradan giren oyuncularımız ellerinden geleni yaptılar.
Ve benim beklentilerimi karşıladılar. Gücümüz ortadaydı. Bu bilinçle beklenti çıtamı yüksek tutmadım. Lakin böyle bir durum maddenin doğasına aykırı...
Ancak Bay Bilen’in “Süper Kupa'da Fenerbahçe'yi geçip final oynamak istiyoruz” beklentisini karşılayamadılar.












