Benim "fırtınaya şemsiyesiz çıkmak" olarak gördüğüm geçen haftaki mağlubiyeti, Thomas Reis "berbat bir sonuç" olarak ifade etmiş. Kelimeler farklı olsa da sonuç aynı kapıya çıkıyor.
Her ikisi de, kümede kalma hedefiyle çıkılan yolun, Avrupa hedefine doğru evrilmesinin getirdiği hayal kırıklığını ifade ediyor aslında.
Anlaşılan, o da benim gibi hâlâ kendine gelememiş…
"Ligin ikinci yarısının, birinci yarıya oranla daha zor geçeceğini söylemiştim"
Thomas Reis’in bugüne kadar ayakları yere basmayan veya ciddiye alınmayacak söylemlerine şahit olmadık. Belli ki geçen haftaki "berbat sonuç", oyuncularının onu anlamakta zorlandığı günlere denk gelmiş.
Ancak A. Hatayspor karşısında sergilenecek iyi bir oyun ve alınacak üç puanla kendimize gelecektik…
İyi oyun konusunda beklentimizin pek karşılık bulduğu söylenemez. Elbette bunda maçın hemen başında iki farkla öne geçmemizin etkisi var. Yine de golden sonra karşılaşmayı "antrenman maçı" havasına sokmanın anlaşılır bir yanı yok.
Tempoyu belirlemeye eyvallah. Ne var ki skor avantajını yeterli görmeye itirazım var. Coşkudan uzaklaşmaya ise itirazım bir kat daha fazla…
İkinci yarı bambaşka bir A. Hatayspor vardı sahada. Rakibinin belirlediği tempoyu reddeden, skoru kabullenmeyen ve savaşan…
Ortaya koyduğu mücadeleyle adeta "maça ortak olacağım" diyordu. Bu isteğini sahaya öylesine yansıttı ki 50. ve 52. dakikalarda az daha farkı bire indiriyordu. Allahtan Okan Kocuk buna izin vermedi.
Thomas Reis, ufak çaplı bir revizyonla takımını sahaya sürdü. Yaptığı bu değişikliklerin üç puana etkisi olduğunu düşünüyorum. Özellikle Celil Yüksel… Bence maçın yıldızıydı. Sahada basmadık yer bırakmadı. Rakibin oyun kurmasının önündeki en büyük engeldi.
Nany Dimata, her ne kadar ilk yarıda olumlu bir görüntü verse de ikinci yarı için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Geçen hafta yokluğunu fazlasıyla hissettiğimiz Emre Kılınç ise takım için ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yaptığı asist ve ters kanada attığı isabetli paslar akıl doluydu.
Puan cetvelindeki konumumuzu korumanın tek yolu, sahada mücadele etmekten geçiyor. Bir an evvel ilk haftalardaki kimliğimize dönmeliyiz.
Coşkudan uzak futbol mutlu etmedi, skorla teselli bulduk…













