Para eşittir futbol formülünün başarı getirmediği örnekler olsa da, günümüzde futbol endüstrisi paraya dayalı ayakta durabiliyor.
Bu bir gerçek…
Ne var ki dünyanın hangi parçasında olursa olsun kulüpler; taraftarı olmadan hiçe bir ‘tık’ mesafededir.
Taraftarlık, para ile satın alınabilen meta değildir. Taraftarlık, babadan çocuğa geçen mirastır. Taraftarlık, karşılık beklemeden verilen sevgidir. Armaya olan tutkudur taraftarlık. Ve kişinin ömür boyu gururla taşıyacağı kimlik kartıdır…
Alınan başarılı sonuçlar sonrasında kötü gidişe bir türlü ‘dur’ diyemedik. Bir biri ardına alınan kötü sonuçların elbette faturası olacaktı. Verilen tepkileri normal karşılamak lazım. Çünkü çok üzgünüz ve kızgınız ancak kırgın değiliz.
Olamadık, olamayız da…
Zira bizler iyi gün dostu değiliz ve bugüne kadar hiç olmadık. Her şart altında armanın peşinde olduk, olacağız. En kötü gününde takımımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz.
Çünkü Başka Samsunspor Yok…
Thomas Reis, "Bodrumspor karşılaşması ile birlikte kötü gidişe 'dur' demek ve yeniden ayağa kalkmak istiyoruz. Bu önemli mücadelede tek amacımız sahadan 3 puanla ayrılmak olacak" dedi ve başardı…
Sahaya sürdüğü on birle de bizleri ters köşe yaptı!
Karşılaşma golle başladı gollerle devam etti. Erken yediğimiz gole erken karşılık vermemiz, bizi oyunda tuttu. Galibiyet golüne götürdü. İyi ki ilk yarı hesabı kesmişiz yoksa işimiz hayli zor olacaktı.
Haftalardır oturduğumuz üçüncülük koltuğunu kaybetme riskimizin olduğu haftayı üç puanla kapattık.
Söylemeden geçemeyeceğim, skoru koruma güdümüz başımıza az daha iş açacaktı.
İyi futbol değil belki ama deplasmandan alınan üç puan, sergilenen üst düzey mücadele, sahaya yansıtılan kazanma hırsı alkışı fazlasıyla hak etti.
Uzun yıllar hafızalarımızdan silinmeyecek bir maça şahit olduk. Psikolojimiz son dakikalarda alt üst oldu. Üç puan gitti geldi, biz de onunla gittik geldik. Neyse ki son gülen biz olduk.













