Geçen yazımıza “İyi oyun, net skor” başlığını atmıştık.
O gün futbolumuz hem görsel bir şölen sunmuş hem de ortaya koyduğumuz üst düzey mücadeleyle deplasmandan üç puanı haneye yazdırmıştık.
Ancak dün akşam 19 Mayıs Stadı’nda esen Samsunspor fırtınası, öylesine etkileyiciydi ki, o başlık dahi yetersiz kalır.
Kırmızı-beyazlılar neredeyse sıfır hata ile doksan dakikayı tamamladı, güçlü rakibi Dinamo Kiev’i tek pozisyonda bırakmayı başardı. Avrupa’nın gedikli takımlarından birine sahayı adeta dar ettiler. Üç puanı üç golle alırken, oyun disiplinini ilk düdükten son düdüğe kadar korudular. Enerjisini doksan dakikaya yayan, diri ve planlı bir futbol sergilediler.
Sonradan oyuna girenler dâhil, “keşke onun yerine başkası olsaydı” diyebileceğimiz tek bir isim bile yoktu. Her oyuncu sahada formasının hakkını fazlasıyla verdi.
Skor tabelası lehine olmasına rağmen uzatma dakikalarında bile rakip kalede pres yapan, gol aramaya devam eden bir Samsunspor izledik.
Samsunspor adına sahada; disiplin vardı, uyum vardı, en önemlisi takım ruhu vardı.
Ve elbette, taraftarına yaşattığı gurur vardı.
Konferans Ligi’ne iyi başladık, iyi devam ediyoruz. Yine de iddiam şudur: Eğer Samsunspor, bu uyumu sezon başında yakalayabilseydi, Panathinaikos engelini de aşar ve bugün UEFA Avrupa Ligi’nde yoluna devam ediyor olurdu.
Artık Samsunspor, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da saygı duyulan bir takım haline geldi.
Bu başarıya emeği geçen ve bizlere bu gururu yaşatan herkesi yürekten kutluyorum.












