Trabzonspor karşılaşmalarının, Samsunspor ve Samsunspor taraftarı için özelliği ve önemi tartışılmaz. Aynı bölgenin takımları olmasına karşın, taraftarlar arasında ki rekabete ‘tatlı’ etiketi koymak ise mümkün değil.
Dostluk için atılan hiçbir adım başarılı olmadı, hiçbir köprü temel tutmadı.
Maç öncesi ise tansiyonu düşürmek yerine artıran açıklamalar sosyal medyada yer aldı. Samsunspor başkanını ve taraftarını hedef alan bu sözler, ne yazık ki tribünleri ve sokağı provoke etmeye yönelikti.
Oysa bu tür söylemlerin sahada da, sokakta da karşılık bulmaması gerekirdi. Ancak deplasmana giden Samsunspor taraftarına yapılan silahlı saldırı, bu düşmanca tavırların nasıl tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini acı bir şekilde gösterdi.
Bu düşmanca açıklamaların sokakta karşılık bulmayacağını düşünmek en hafif tabir ile; cehalettir. Deplasmana giden taraftarlarımıza yapılan silahlı saldırı da işte bu cehaletin sokakta vücut bulmuş halinden başka bir şey değildir.
Gelelim maça… Thomas Reis’in sahaya sürdüğü ilk on biri görünce, “Bir puan hedeflenmiş” diye düşündüm. Çünkü kadro tercihlerini anlamakta zorlandım. Bizim üç puan beklentimiz daha ilk dakikalarda boşa çıkmış gibiydi. Eğer plan gerçekten bir puan üzerine kurulmuşsa, evet, planlar tuttu.
Deplasmanda her zaman bir puan iyi puandır. Hele geriden gelip ve son dakikalarda puanı koparmışsan, tadından yenmez.
Yine iki devrede iki farklı karakterli oyun ortaya koyduk. Zaman zaman rakip, zaman zaman biz etkiliydik.
İlk yarıya çıkarken yaptığımız top kayıpları damgasını vurdu. Savaşmak yerine rakibi izlemeyi tercih ettik. Golde arkasında ki rakibinin önüne geçip kafa vurmasını izleyen Zeki Yavru gibi… Tek kişiyle gol yaptılar.
İkinci yarı savaşçı kimliğimize geri dönünce, üst üste pozisyonlar yakaladık. Topu kaleciye nişanlamayı seviyoruz vesselam. Moundilmadji, aynı dakika içinde yakaladığı iki pozisyonda da Uğurcan’ı geçemedi. Hadi ilk pozisyon neyse de ikinci pozisyonu kaçırmak yakışmadı.
Şu kesin ideal on birimizle Trabzonspor’dan çok daha iyi bir takımız. Üzerlerine gittiğimizde nasıl acze düştüklerini izledik. Savaşarak Samsun’a üç puanla dönmeliydik diye düşünüyorum.












